Japonya’da trenle seyahat: Tokyo’dan Kyoto’ya

Japonya’nın meşhur hızlı trenlerini çoğumuz duymuştur, istasyona uzay mekiği gibi uçakların burnuna benzeyen bir şekilde giren hızlı trenler. Bunlara Shinkansen deniyor. Tokyo ve Kyoto arasındaki yaklaşık 450 kilometreyi hemen hemen 2-2,5 saatte alan hızlı trenler. Aslında Tokyo ve Osaka arasında yol alan bu trenler Kyoto’da duruyor. Ucuz olduğu söylenemez, rezervasyonlu koltuk biraz daha pahalı, benim gibi rezervasyonsuz koltuk almanız durumunda da mutlaka kendinize rahat bir şekilde yer...

Read more...
Travelling by Train in Japan: from Tokyo to Kyoto

Most of you must have heard of the famous speed trains of Japan, those which approach the station like space ships. They are called Shinkansen, the speed trains which travel the around 450 kilometres between Tokyo and Kyoto in 2 to 2.5 hours. These trains which actually operate between Tokyo and Osaka stop in Kyoto. The tickets are hardly cheap, and you pay a lot more if you book a seat but if you don’t just as I didn’t, you can easily find a seat because they depart in every ten minutes....

Read more...
Günübirlik Cabo de Roca ve Sintra, puslu kasaba

Lizbon dışında yapabileceğiniz güzel bir gezi. Avrupa kıtasının en Batı ucu, eski dünyanın sonu, yeni dünyanın başlangıcı Cabo de Roca Lizbon’dan yaklaşık bir saatlik uzaklıkta yer alıyor. Eski kıtanın, Avrupa’nın artık bittiğini koskocaman bir okyanus ile başka bir dünyanın ileride başladığını, size uçururcasına yüzünüze haykırıyor. Okyanusun tepesinde bir uçurumdan Atlantik’in başladığı yere bakıyorsunuz. Cabo da Roca’dan ayrılıp Sintra’ya doğru yola çıktık, bu yol bir film seti gibi;...

Read more...
A day trip to Cabo de Roca and Sintra, the misty town

A nice place to visit just about an hour away from Lisbon. Cabo de Roca is the place where the old world ends and the new world begins. Located on top of the hill by the ocean it shouts in your face that Europe, the old continent, now comes to an end and that another world begins onwards with an enormous ocean: herein the Europe ends and we are now in the spot where the Atlantic Ocean begins. We then leave the farthest Western point of Europe and heading to Sintra, this road is like a movie...

Read more...
Trenle Kuzeyden Güneye Norveç

Norveç aynı insanları gibi incecik ve upuzun bir ülke. Norveç içerisinde hangi araçla seyahat ederseniz edin, muhteşem doğa manzaraları her daim size eşlik edecek. Uçaktan karlı tepeleri, trenden donmuş göllerde buzu oyup balık tutan insanları, otobüsten ise muhteşem ağaçları göreceksiniz. Şu ana kadar Norveç`te tüm bu araçlarla seyahat etmiş birisi olarak sanırım tercihim trenden yana. En son Norveç`e kışın olan seyahatimde Norveç`in en kuzey şehirlerinden olan Bodo`dan ülkenin en güney...

Read more...
Norway by Train: From North to South

Norway, just like its people, is a very tall and slim country. You will always have the company of amazing nature regardless of the mode of transportation that you use to travel within Norway. You will get to see the snowy peaks if you are traveling by air. If you are on a train, you can at anytime spot people fishing over the ice through a hole digged in the ice. A bus trip will take you through amazing tree dominated landscapes. If you ask my personal favorite though – after a 17 hours...

Read more...
Pasifik üzerinde günbatımı: trenle Kaliforniya sahilleri

Amerika’da trenle seyahat etmek gibi bir fikrimiz yoktu. Şehirler arasındaki mesafe, tüm ülkedeki araba hakimiyeti, uçakların sık ve ucuz olması dolayısıyla kafalarımız seyahatin şekli konusunda öylesine önyargılı idi ki saatler süren uzun tren yolculuklarını hiç de düşünmemiştik. Gençliğimizde Avrupa’da tren kompartmanlarında gecelemiş, sınırların değişmesine bir tren durağı süresince tanık olmuş bir gezgin olarak ABD trenle yolculuk destinasyonu değildi.Ama San Francisco’da işler değişti,...

Read more...
Sunset over Pacific: California Coasts by Train

We had no intention to travel by train in America. Given the distance between the cities, the rule of cars over the whole country and cheap and frequent flights, we were so prejudiced in terms of means of transportation that we never imagined a train journey that lasts hours. As a traveler who in her youth slept in train cars and witnessed the crossing of borders at a train stop, I did not think that America was a destination where one travels by train. But we changed our minds in San...

Read more...
Santa Barbara’dan San Diego’ya

San Francisco’dan sabah çıkıp akşama kadar süren tren yolculuğunun sonunda akşamın ilk saatlerinde Santa Barbara’ya varıyoruz. İlk izlenimlerimiz telaştan uzak, okyanus kenarında yavaş yavaş adımlayan insanlar, hayatın sanki hep güzel olduğu bir yer burası. Üst orta sınıf Kaliforniyalıların yazlık ve hafta sonu dinlenme yeri olmalı. Uzun bir sahil şeridini bisikeltle boydan boya geziyoruz, ana caddesi State Street üzerinde plakçılar, dondurmacılar, deniz ürünleri restoranları, Santa...

Read more...
From Santa Barbara to San Diego

Leaving San Francisco in the morning , after almost eight hours along the Pacific shores the night falls and we arrive in this quiet place which looks like the summer and weekend resort of the upper middle class Americans. It feels like a place where life is always beautiful, with people, devoid of hurry, walking quietly along the shore. And during the entire trip to California we are at our happiest in Santa Barbara. Cycling along the coastline, enjoying the view of town at the terrace of...

Read more...
San Diego’dan Los Angeles’a

Bu sefer kuzeye doğru ilerliyoruz, Pasifik sol tarafımızda, gün batıyor, günün batışı o kadar uzun sürüyor ki kırmızı ve turuncunun her tonunu doya doya seyrediyoruz. Los Angeles’a vardığımızda hava kararmak üzere. Koca bir metropole vardık, ana tren istasyonu Union Square’deyiz. Herkesle birlikte şehrin içine girmek için çıkıyoruz, ne yapacağımız konusunda pek bir fikrimiz yok. Herkes bize Los Angeles’ın devasa büyüklükte bir alana yayılmış, bir yerden bir yere ulaşmanın hayli güç olduğu ve...

Read more...
From San Diego to Los Angeles

We are heading north this time: The Pacific Ocean is on our left and the sun is setting. The sunset takes so long that we had a chance to watch every hue of red and orange until satisfied. When we arrive in Los Angeles, it is getting dark. We are there in a huge metropolis, at the main train station called Union Square. We are getting off the train just like everybody else to enter the big city but we have no idea what we are going to do next. Everybody told us that Los Angeles is a city...

Read more...
Provence Kasabaları: Marquis de Sade’dan Albert Camus’ua

Fransa’nın dağ köyleri deyince aklınıza ilk ne geliyor? Russel Crowe’un Marion Cotillard ile birlikte oynadığı “A Good Year” filmi mi? Belki de ünlü yazar Alber Camus’nun bir araba kazasında hayatını kaybettiği Villeblein bölgesi? Kimilerinin aklına ise sadizm kavramı ile özdeşleşmiş Marquis de Sade’ın Lacoste’daki şatosu geliyor belki de. Umarım bu son iki anekdotla aklınızdaki şeker ve fotoğraf karesi gibi Provence kasabalarına karanlık düşürmedim. Aix-en-Provence’dan başlayan araba...

Read more...
Villages of Provence: From Marquis de Sade to Albert Camus

When you hear the mountain villages of Provence, what comes to your mind first? The movie “A Good Year” featuring Russel Crowe and Marion Cotillard? Maybe Villebelin where the famous author Albert Camus lost his life during a car accident? Or some of you may think of the chateau of Marquis de Sade, who is associated with the concept of sadism, located in Lacoste. I hope I did not hurt your pretty image of Provence with these last two anecdotes. Our road trip, which starts at Aix-en-Provence,...

Read more...
Menton’dan Nice’e

Yıllar boyunca Côte d’Azur adı geçtiğinde hep ürperiyorum. Côte d’Azur bana ancak filmlerde görebileceğim ve Hollywood yıldızlarının gidebileceği kadar uzak ve pahalı geliyor. Sonra bir zaman geliyor cesaretimi toplayıp yaz tatilimi Côte d’Azur’de geçirmeye karar veriyorum. Araştırmalara başladığımda da Côte d’Azur’la ilgili önceki endişelerimin tamamen yersiz olduğunu ve bölgede her zevke ve bütçeye hitap eden birçok farklı kasaba ve sahil olduğunu keşfediyorum. Ben de rotamı Cannes, St....

Read more...
From Menton to Nice

During many years, I feel slightly irritated whenever I hear a reference to Cote d`Azur. Cote d`Azur feels like such a distant place only shown in movies and which can only be visited by Hollywood stars. Years pass by and I at some point gather my courage and finally decide to visit Cote d`Azur. During my research, I happily find out that my earlier prejudice about Cote d`Azur is not fully founded when I discover many alternative destinations which are more budget friendly. I set my Cote...

Read more...
Meis adası

Meis, Kaş’ın karşısındaki ‘göz’, Yunanca adı Kastellorizo, Kaş’tan her gün kalkan teknelerle 20 dakikada ulaşabileceğiniz ufacık, kart postal bir Yunan adası. Daha önce de Kaş’a gelmeme rağmen gitmek hiç aklıma gelmemişti ama bu sefer sabah 10 teknesine atlayıp geçiyorum komşuya (pasaportunuz öncesinde polise veriliyor, tekneye binmeden önce isminiz okunuyor, ve evet günübirlik de gitseniz Schengen vizesi gerekiyor). Adaya yaklaşırken tam karşınızda bir yarım ay şeklinde iki katlı pastel...

Read more...
The ‘petit’ neighbour Kastellorizo

The Greek island Kastellorizo is a small island that can be reached from Kaş in about 20 minutes. It is a beautiful, small, postcard place with clear turquoise waters. Although I have been in Kas before it had never appeared to me to pass to this Greek island and I give it a try this time. The boats depart at 10 A.M. in the morning and you need to advise the Police a day before since they register your passport (and yes Turkish citizens need a Schengen Visa even if it’s a day trip). You can...

Read more...
Samos adasında Genç Sanatçılar Festivali

Gece, etrafımız zeytin ve çam ağaçları ile kaplı, yukarıda yıldızlar, kayanları yakalamaya çalışıyoruz ara ara gözlerimizi gökyüzüne çevirerek. Oturduğumuz tahta basamakların karşısındaki sahnede eski bir piano, bir çello ve bir viyolonsel ve yanlarında iki kadın opera şarkıcısı on yedinci yüzyıl İtalyan bestelerini seslendiriyor. Aşk, kıskançlık, ölüm, hayatın boşluğu, yüzyıllar geçmiş olmasına rağmen aynı duygular, yaşadıklarımıza benzer hikayeler. Hortus Concululus adlı konser on...

Read more...
Young Artists Festival at Samos Island

The night has fallen, on our wooden banks we raise our heads to catch the shooting stars, around us are the olive and pine trees, while we listen to the 17th century Italian music sang by opera singers on the stage everything is just in perfect harmony to make this night special. The concert named Hortus Conclusus takes the 17the century Italian baroque music when a group of musicians asked what was the core of music, the part that was unchangeable and eternal to music art and interprets it...

Read more...
Samos adasında Genç Sanatçılar Festivali

Gece, etrafımız zeytin ve çam ağaçları ile kaplı, yukarıda yıldızlar, kayanları yakalamaya çalışıyoruz ara ara gözlerimizi gökyüzüne çevirerek. Oturduğumuz tahta basamakların karşısındaki sahnede eski bir piano, bir çello ve bir viyolonsel ve yanlarında iki kadın opera şarkıcısı on yedinci yüzyıl İtalyan bestelerini seslendiriyor. Aşk, kıskançlık, ölüm, hayatın boşluğu, yüzyıllar geçmiş olmasına rağmen aynı duygular, yaşadıklarımıza benzer hikayeler. Hortus Concululus adlı konser on...

Read more...
Young Artists Festival at Samos Island

The night has fallen, on our wooden banks we raise our heads to catch the shooting stars, around us are the olive and pine trees, while we listen to the 17th century Italian music sang by opera singers on the stage everything is just in perfect harmony to make this night special. The concert named Hortus Conclusus takes the 17the century Italian baroque music when a group of musicians asked what was the core of music, the part that was unchangeable and eternal to music art and interprets it...

Read more...