Didem Doğan

Plaza de las Armas ve Palacio de las Capitanes Generales

Havana’nın en eski meydanı burası, şehrin ilk kuruluşu, sene 1520. Bugün Palacio de las Capitanes Generales’in olduğu bu yerde eskiden bir kilise varmış. Meydan ikinci el kitapçılarla dolu, Che ve Castrolu artık her yerde görmeye aşina olduğumuz kartpostallar; meydanın ortasında bağımsızlık hareketini başlatan figure Céspedes’in mermerden bir heykeli. Deniz kenarı hemen meydanın aşağısından görünmekte, ara sokaklardan Plaza Vieja’ya geçmek mümkün. Ben biraz daha Saray’ın içinde kalıyorum, bahçede nazlı nazlı yürüyen bir tavuskuşu, üst katın salonlarına tek tek giriyorum, eski mobilyalar arasından ilerliyorum. Plaza de Armas meydanına denize bakan tarafından değil, yukarıda kalan kapısından girerseniz meydanı karşısına almış bir şekilde bu sarayı bulacaksınız; Generaller Sarayı koloni döneminin mimarisini, palmiyelerle kaplı avlusu - ortasında bir de Colomb’un heykelini- , kemerli sütunları, mermer karo taşları ile hem İspanyol hem de Mağrip dönemlerini yansıtan stillerini yansıtmakta. Sömürge döneminde İspanya’dan gönderilen yöneticilerin, Amerikan müdahelesi döneminde işgalci yöneticilerin ve Cumhuriyet döneminde de yine Başkan’ın ikameti olarak kullanılan saray bugün artık bir şehir müzesi. İçeride kuruluş dönemine ait mobilyaları göreceksiniz, bir müzeden çok artık kullanılmayan bir evi geziyormuş hissini veriyor.

This site uses cookies to understand visitor needs. You can see our terms of service police here. To allow us to improve our content please click ok. OK