Didem Doğan

Jainizmle tanışma, Ranakpur

Hindistan'ın Moğol İmparatorluğu'ndan miras kalan harikalarla dolu Rajastan bölgesinde Jodhpur'dan Udaipur'a doğru ilerliyoruz. İki sehir arasında kalan gol kenarındaki Ranakpur’da duruyoruz: ismini Raja Rana Kumbha’dan alan ve Jainizmin kutsal beş yerinden biri olarak anılan şehir burası. Arkasını ormanlara vermiş, mermerden kat kat girişi ve çam ağacına benzeyen kuleleriyle beyazın binbir rengine dönüşmüş devasa bir tapınak bizi içeri çağırıyor. Burası Chaturmukha Jain tapınağı, 15. Yüz yılda yapılmış, 29 salondan oluşan, tüm yapıyı taşıyan yaklaşık 1500 sütun ile heybetli ve vakur durmaktansa, her köşesinden taşan zerafetiyle size sadece içinde kaybolma arzusu veriyor. 

Jainizm ve Budizm Brahmanizm'e tepki olarak, onu belki reddeden demeyelim ama, reforme eden dinler olarak doğmuşlar, ikisi de insanlığın altın çağı 6. Yüz yılda ortaya çıkıyor. Bu zamanlarda Brahmanizm, kendi kabuğuna çekilen keşişlerin ve sadece belli bir zümreye hitab eden bir öğretinin adı olarak anılmaya başlamıştı artık. Buda sarayını terketti, aydınlandı, sonra inzivaya çekilmek için mağarasına çekilmek yerine şehre indi ve insanlarla temas kurdu. Jainizm tanrıya akıl yoluyla değil kalp yoluyla varılacağını söyler. Her iki din de tanrısızdır. Jain kök sebzeleri koparmamaya varan bir şiddetsizliği benimser. Samsara’dan, yani yeniden bu hayata dönüp durma çilesinden kurtulmanın tek yolu ölmeden önce ölmektir.

This site uses cookies to understand visitor needs. You can see our terms of service police here. To allow us to improve our content please click ok. OK