Didem Doğan

Günübirlik Cabo de Roca ve Sintra, puslu kasaba

Lizbon dışında yapabileceğiniz güzel bir gezi. Avrupa kıtasının en Batı ucu, eski dünyanın sonu, yeni dünyanın başlangıcı Cabo de Roca Lizbon’dan yaklaşık bir saatlik uzaklıkta yer alıyor. Eski kıtanın, Avrupa’nın artık bittiğini koskocaman bir okyanus ile başka bir dünyanın ileride başladığını, size uçururcasına yüzünüze haykırıyor. Okyanusun tepesinde bir uçurumdan Atlantik’in başladığı yere bakıyorsunuz. Cabo da Roca’dan ayrılıp Sintra’ya doğru yola çıktık, bu yol bir film seti gibi; ormanların arasından Sintra doğal parkı içinden geçiyoruz, kıvrımlı ağaçlarla sıralı yollarda yavaş yavaş ilerliyoruz. Portekiz’in bu bölgesinde Kuzey Kaliforniya’dakine benzer bir iklim kuşağı var, okyanus iklimi Akdeniz iklimiyle karışmış ve bitki türleri bu yüzden çok çeşitli, Şubat ayı olmasına rağmen ağaçlar yeşilin, grinin ve neredeyse mavinin sayısız tonlarında. Belli ki bu yolculuğun sonu romantik bir yer. Gerçekten öyle; Sintra mavi, eflatun evler, Arap kemerli çeşmeler, Portekiz mimarisinin çini duvarlı sarayları, daracık sokakları ve orman boyunca yürüyüş yolları ile büyülü. Arap egemenliği döneminde bile ‘her daim sisli’ yer olarak anılmış. Asıl efsanesi edebi değerinden geliyor. Eça de Queiroz ‘Sintra yolunun Gizemi’ kitabı filme de çevrilmiş. Lord Byron Childe Harold’un hac yolculuğu isimli kitabında burası için fevkalade bir cennet tasviri yapmış. Demek ki her gelen bir hikaye okumuş buralarda. 

This site uses cookies to understand visitor needs. You can see our terms of service police here. To allow us to improve our content please click ok. OK