Atlas Okyanusu’nun ortasında, Portekiz’e bağlı büyüleyici bir ada topluluğu olan Madeira, ılıman iklimi ve nefes kesen doğasıyla yılın her döneminde ziyaretçilerini kendine çekiyor. Fas ana karasına daha yakın bir konumda, Kanarya Adaları’nın hemen kuzeyinde yer alan bu volkanik ada; Lizbon ve Avrupa’nın birçok şehrinden direkt uçuşlarla kolayca ulaşılabiliyor. Ayrıca bazı cruise gemilerinin rotalarında da Madeira’ya yer veriliyor.
Volkanik yapısı sayesinde dramatik manzaralara sahip olan ada; uçurumların üzerinden okyanusa bakan seyir terasları, etkileyici yürüyüş rotaları, şelaleleri ve yemyeşil ormanlarıyla doğa tutkunları için adeta bir açık hava cenneti. Özellikle Şubat ayında düzenlenen renkli karnavalı, adaya ayrı bir enerji katıyor.
Subtropikal iklimi sayesinde Madeira’da yıl boyunca bahar havası hâkim. Kış aylarında ortalama 17°C, yazın ise 25°C civarında seyreden sıcaklık ve ferah okyanus esintisi, daha ilk andan itibaren sizi sarıp sarmalıyor. Öyle keyifli bir atmosferi var ki insan sürekli dışarıda olmak istiyor. Ancak adanın kuzeyinde, yaklaşık 1500 metre yükseklikte bulunan ünlü Fanal Ormanı gibi bölgelerde hava oldukça serin olabiliyor; bu nedenle hazırlıklı gitmekte fayda var.
Madeira’yı keşfetmek için en az dört gün ayırmanızı öneririm. Ada genellikle iki ana rota üzerinden geziliyor. Batı turu, Avrupa’nın en yüksek falezlerinden biri olan Cabo Girão seyir noktası ile başlıyor, ardından doğal lav havuzlarıyla ünlü Porto Moniz’e uzanıyor ve mistik atmosferiyle büyüleyen Fanal Ormanı’nda son buluyor.
Doğu turu ise adanın en yüksek zirvelerinden Pico do Areeiro ile başlıyor; geleneksel üçgen çatılı evleriyle bilinen Santana’ya uğrayarak adanın en doğu noktası Ponta de São Lourenço’da tamamlanıyor.
Başkent Funchal’in tarihi merkezine yalnızca birkaç kilometre mesafedeki Monte Palace Botanik Bahçesi mutlaka görülmeli. Ayrıca limandan kalkan teknelerle yunus ve balina gözlem turlarına katılmak da unutulmaz bir deneyim sunuyor. Konaklama için Funchal’ın eski şehir bölgesini merkez seçmek oldukça pratik. Şubat ayında seyahat ettiğimizde karnaval coşkusu sayesinde her akşam açık hava konserleri ve renkli etkinlikler düzenleniyordu.
Madeira; doğası, iklimi ve enerjisiyle insanın ruhunu dinlendiren bir yolculuk oldu.