Didem Doğan

El Calafate, Arjantin gölünün yanıbaşındaki şehir

Buenos Aires’ten El Calafate’ye üç saatlik uçuştan sonra havaalanından şehir merkezine araba ile yaklaşık yirmi dakikada ulaşıyorsunuz. Şehir, ufak, sakin, oteller, restoran ve kafeler, tur otobüsleri buradaki ana faaliyetin turizm olduğunu anlatıyor. Ana cadde Libertador üzerinde sıralı bir dizi dükkanda aradığınız tüm kamp ve outdoor malzemelerini, hediyelik eşyayı, kitap ve süpermarket ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz. Koyun eti ‘cordero’ buranın belli başlı yemeği; Patagonya topraklarındaki belli başlı bir diğer faaliyet koyunların yetiştirilip otlatıldığı büyük topraklarda yürütülüyor; mesela uluslararası marka Benetton’un yün elde ettiği koyunların yetiştirildiği toraklar burada (Benim ziyaret ettiğim günlerde Arjantinli genç aktivist Maldonado’nun bu toprakların asıl yerlileri olduğu söylenen Mapuche’lerin haklarını savunmak için buralara gelip polis baskısına maruz kaldığı ve kaçarken geçmeye çalıştığı nehirde öldüğü, bedeninin iki ay sonra bulunduğu haberi gazetelerin ilk sayfasında idi. Daha sonra Buenos Aires’te Mayıs Meydanı’nda kendisinin nasıl öldüğüne dair cevap ve hak talep eden ve yürüyüş yapan binlerce insanın olduğu eyleme denk geldim). Şehri tepeden görmek ve Arjantin’in en büyük gölü Arjantin gölünü nerdeyse kuş bakışı bir yükseklikten seyretmek için 4x4 araçların otobüsü sayılabilecek traktör tekerlekli araçlarla dağlara tırmanıyoruz. Sanki dünyada bir yere değil de başka bir gezegene gelmiş gibiyiz. Tırmandığımız dağların ağaçsız olmasının nedeni erozyon. Patagonya çok kuvvetli rüzgarlara maruz kaldığı için buralarda ağaçların toprağa tutunabilmesi çok zor. Steplerin üzerinde yürürken toprağa yapışmış ufak fidanlardan anlayabiliyoruz bunu (Patagonya’da gördüğüm tek yeşil yer Spagazzini buzuluna tekne ile giderken geçtiğimiz bazı dağların kaplı olduğu ormanlar oluyor). En tepeye çıktığımızda aşağıda Arjantin Gölü büründüğü en güzel mavi rengiyle duruyor. Karşıda El Chalten bölgesi, 3000 metrenin üzerindeki dağın başında kurulmuş. Bir gezegen keşfindeymişiz gibi yürüyerek devasa taşların arasından aşağı iniyoruz. 80 milyon yıldır burada bu taşlar. Patagonya’nın sizi bu kadar etkilemesinin nedeni belki de zaman kavramınızın alt üst olması; içinde bulunduğunuz şu insan ömrünün doğanın milyonlarca yıllık oluşumu ile karşılaştırıldığında neredeyse görünmez bir zaman dilimine denk gelmesi. 

This site uses cookies to understand visitor needs. You can see our terms of service police here. To allow us to improve our content please click ok. OK