Burcu Başar

Trenle Kuzeyden Güneye Norveç

Norveç aynı insanları gibi incecik ve upuzun bir ülke. Norveç içerisinde hangi araçla seyahat ederseniz edin, muhteşem doğa manzaraları her daim size eşlik edecek. Uçaktan karlı tepeleri, trenden donmuş göllerde buzu oyup balık tutan insanları, otobüsten ise muhteşem ağaçları göreceksiniz. Şu ana kadar Norveç`te tüm bu araçlarla seyahat etmiş birisi olarak sanırım tercihim trenden yana. En son Norveç`e kışın olan seyahatimde Norveç`in en kuzey şehirlerinden olan Bodo`dan ülkenin en güney şehirlerinden başkent Oslo`ya gerçekleştirdiğim 17 saatlik tren yolculuğu sonrası bunu artık daha net olarak söyleyebilirim. Eğer siz de biletlerinizi Norveç`in kusursuz işleyen tren şirketinin web-sitesinden önceden alırsanız, yaklaşık 30 Dolarlık fiyatlarla uzun mesafeler kat edebilirsiniz. Bu 17 saatlik tren yolculuğum öncesi Lofoten Adalarından ana karada trene bineceğim şehir Bodo`ya 24 dakikalık çok kısa bir uçuşla varıyorum. Yaklaşık 20 kişi kapasiteli bu uçakta seyahat etmek hava açıksa gerçekten de çok keyifli – tüm seyahat boyunca ada manzaraları size eşlik ediyor. Bu son uçuşumda ise şansıma hava kapalı ama son anlarda bir iki adayı görebilecek kadar açılıyor bakış açımız. Bodo`dan gece treniyle 10 saatlik bir yolculuk neticesinde Norveç`in önemli liman şehirlerinden Trondheim`a gideceğim. Tren saatine kadar Bodo'da bir restoranda vakit geçiriyorum. Akşam saat 9`daki trenime binmek için istasyona geldiğimde ise karlar altında tenha bir istasyon ve loş bir ışıklandırmayla muhteşem bir manzara ile karşılaşıyorum. Belli bu uzun tren seyahati tahmin ettiğimden de güzel geçecek. Sadece dört kişi olduğumuz vagona yerleşiyor ve duruma uygun olarak Bob Dylan`dan Girl From the North County`ı dinlemeye başlıyorum. Karanlığın da etkisiyle kısa sürede uykuya dalıp, Trondheim`e varışımızdan bir iki saat önce uyanıyorum. Trondheim`da çok kısa bir ara sonrası 7 saatlik yolculuk için Oslo trenindeyim artık. Hava aydınlanıyor – iyi ki de. Muhteşem manzaralar çok geçmeden başlıyor. Beni esas şaşırtan ise tahminimin aksine Oslo`ya yaklaştıkça manzaraların daha da güzelleşmesi. Tamamen buzlarla kaplı göl üzerinde yürüyüş yapan insanlardan buzu oyup balık tutanlara – muhteşem manzaralar. Tüm bu manzaralar eşliğinde yolun nasıl geçtiğini anlamıyorum – dönüş uçağım için Oslo`nun merkezine kadar gitmeme de gerek kalmıyor, tren havaalanında da duruyormuş. Bu da bu müthiş yolculuğun son güzel sürprizi oluyor bana. Ne yalan söyleyeyim, bir 17 saat daha sürse tren, sanırım hiç şikayetim olmazdı.

This site uses cookies to understand visitor needs. You can see our terms of service police here. To allow us to improve our content please click ok. OK