Burcu Başar

St. Petersburg, Beyaz Geceler

Çok uzun süre aklımı çelen bir soru oldu. Dünya`da St. Petersburg`un çok daha kuzeyinde olup, beyaz geceler fenomenini bu şehirden çok daha yoğun yaşayan yerler var. Hatta benim de ziyaret etme şansı bulduğumda Svalbard`da yazın tamı tamına 24 saat boyunca hava aydınlık. Peki o zaman neden Beyaz Geceler kavramı St. Petersburg`la bu kadar özdeşleşmiş durumda? Bu sorunun cevabını anlayabilmek için Beyaz Geceler`de St. Petersburg`a gitmem gerekiyormuş meğer. St. Petersburg fenomenin yaşandığı bölgeler arasında tek büyük şehir olan ve mimarisiyle ön plana çıkan lokasyon. Bu nedenle de şehir, tarih ve fenomen birleşince hakikaten ben de varsın Beyaz Geceler St. Petersburg`un olsun diyorum – zannetmiyorum ki başka herhangi bir yere bu kadar yakışabilsin. Havanın yalnızca iki saat kadar alacakaranlık aşamasına geçtiği ve saat 2’de bile kararmadığı bu dönem Haziran ayında yaşanıyor. Beyaz geceleri deneyimlemek için yapabileceğiniz en güzel şey ise Neva nehrinde tekne turu. Hem St. Petersburg`un inanılmaz mimarisini ışıklar altında nehirden göreceksiniz hem de ünlü St. Petersburg köprülerinin açılmasına şahit olacaksınız. Kışın nehir tamamen döndüğü için gemi manevrasına olanak olmayan St. Petersburg`da Nisan`dan itibaren köprülerin açılma dönemi başlıyor. Gemilerin limandan ayrılması için zorunlu olan bu açılıp kapanma faslına ama aman dikkat! Saati iyi ayarlamazsanız, köprü açılması nedeniyle gideceğiniz yere gidişi saatlerce ertelemeniz gerekebilir. İki saate yakın süren nehir turunda açılan köprülere mi, gündüz ziyaret ettiğim ve gece daha da havalı duran Hermitage`a mı yoksa yan teknedeki balonlu nisan partisine mi bakacağım aklım karışıyor. St. Petersburg`da kalınan her gece yapmaya değer tekne duru – hele bir de Beyaz Gecelerde.

This site uses cookies to understand visitor needs. You can see our terms of service police here. To allow us to improve our content please click ok. OK